Farabi sahnesi işte tam bu kafenin içinde. Tam da doğaçlama, tiyatro izlediğim yer burda olmalı diye hissettiren yer burası benim için. İçine giriyorsunuz ve tam karşınızda oturmanız için sizi davet eden koltuklar, üzerlerinde birbirinden güzel yastıklarla, masaları renkli. Rafların birinde eski fotoğraf makinaları, ben incelerken kafede çalışan biri yanıma geliyor ve bana bilgi veriyor; aslında onlar çalışıyor ama film bulmakta güçleniyorum artık üretmiyorlar onlardan diye. Diğer bir rafta eski oyuncaklar, girişte dışı renkli eski bir televizyon. Ne görmeye doyabildim ne de şu anda yazmaya. İşte tam içinde saatlerce otursanız da sizi olmanız gerektiği yerdeymişsiniz gibi hissettiren ortam. Duvarın birinde kara bir tahta herkesten alınmış bir kaç gülücük dolu cümle, diğer bir duvarda mantar pano önünde boya kalemleri ve renkli kağıtlarıyla...Dayanamadık tabi dört kafadar başladık resim yapmaya sonra da astık panoya, kafede çalışan kişi de çok mutlu oldu. Koydum onları oraya ama insanlar resim yapmayınca olmuyor diye. Burda dönem dönem fotoğrafçılık kursu da veriliyormuş. Kahveleri ve kekleri de birbirinden güzel. Gidin de bir ortamı koklayın bence. read more