
















1 of 1
8 of 17
From Sedef's review
May 20, 2015
Burası Balat'ta öyle dolanırken fotoğraf çekerken, sokakların yıllar içindeki değişimini anlatırken,gözlemlerken, tam da loftlardan bahsederken yol üstünde dikkatimi çeken bir mekan oldu. Dışarıdan iki kat yüksekliğiğnde bir eski fabrika / depo binası gibi görülen yapı, girişindeki seramikler ve masa sandalyesi ile bende içeri girme ihtiyacı uyandırdı. Yaklaştıkça yukarı çıkan ahşap merdiven ve hatta tavandan sarkan cam avizeler noluyo burası ne böyle? gibi soruları beynime üşüştürdü:)Her adımda hayretim biraz daha artarken Alice harikalar diyarında gibi hissediyordum. Alt katta sergilenen seramik ve cam çalışmalar, antika koltuklar ve İngiliz usülü bayıldığım çalışma masaları arasında salınıyordu. Üst katta neler var acaba derken bir de baktım ki sanki birinin salonundayım, kocaman bir ahşap masa, cam kapaklı büfeler, sarkıt avizeler, şamdanlar... Balat' ın o eski, köhne, kendi halinde mahallesi içinde böylesine tarih dolu, zarif mobilyalar, ama yıkık dökük bir bina içinde! Beni son zamanlarda heyecanlandıran en güzel şeylerden biri oldu bu keşif. Oldum olası tasarımda tezatlıkları seven bir insan olarak, önce buradaki eşyaların satıldığını, buranın bir nevi mağaza olduğunu düşündüm,ve bişeyleri satın alma hayalleri kurdum. Mekan sahibi Cahide Hanım (Erel) bir sanatçı olduğunu, buranın önceleri kendi atölyesi olduğunu, sonrasında kendi evinde müzayedelerden topladığı mobilyalarını buraya taşıdığını ve herkesi burada zevkle ağırladığını söyledi. Yemek masasına bir göz attım, dantelli servisler, Rosenthal porselenler, ve gümüş çatal bıçaklarla insanlar yemek yiyordu! Herşey antika, öylesine değerli, ama bunları hiç tanımadığı insanları ağırlayarak onlarla paylaşan bir insan. O ahşap masaların, sandalyelerin işçiliğini, zerafetini anlatamam görmeniz lazım. Bu kadar eksantrik durumların üstüne, üst katta bir de tuğladan şömine var ve de aa burası da ne şekermiş yaa diye dolanırken gak guklayan bir kocaman papağan var kafesinde. Bir de bir de utanmadan, daha ne olacaktı derken, üstüne üstlük küçük bir de terası var, 7-8 kişilik, denize bir 80-90 metreden bakan. Bu tarz bir yeri Balat' ta gördüğüme gerçekten çok şaşırdım, yanımda çok kıymetli biriyle keşfettiğime de çok sevindim:) Yemek derseniz, toktuk yemek yemedik, ama iki limonata bir trileçe aldık, 20 lira ödedik. Fiyatlar normal. Yemekler de güzel görünüyordu bir dahakine deneyeceğim. Bu arada Cahide Hanım, mekanı ufak kutlamalar, buluşmalar için kapattıklarını da söyledi. Kesinlikle denemeniz görmeniz gereken bir yer. Oturup birkaç saat takılınır. Tek gelirseniz de ister yemek yiyin, ister dergi karıştırın, ister denizi seyre dalın.Kışın gelin şömine önünde yayılın. Daha ne istiyorsunuz :) read more

