Biz de bir "Sinemaya gitmek" vardır bir de "Rexx'e gidip film izlemek"... İkisi farklıdır çünkü. Rexx başka sinemalara benzemez. Orası kıymetlidir. Sadece Ramazan'da yenen pide gibi, sadece misafirlere çıkarılan porselen takımı gibi, sadece düğünlerde takılan takılar gibi... Çok güzel, çok özel bir film geldiğinde ya da sonbahar gelip de havalar soğumaya başladığında içten içe vuran sinema aşkıyla o cümle kurulur: "Rexx'e mi gitsek?"
Rexx'in bilet gişesinde kuyruğa girince bile heyecanlanıyorum. Sanki kendimi ifade edemeyecekmişim gibi hissediyorum. O camekanın ardında olup bitenler ürkütüyor beni. Zaten ya filmi yanlış söylüyorum ya da seansı! Sözlüye kalkmış öğrenci gibi oluyorum. Öğrenci bileti aldıysam kapıdan geçerken güvenlik görevlisi kesin arıza çıkaracak diye geriliyorum biraz. Sonra içeri girince bir rahatlama geliyor tabii. Bazen cep sinemasında izlemek istiyorum, sanki evde izler gibi bazen de o devasa salonunda, sanki filmin galasına gelmiş gibi... Buradayken gerçekten sinemaya geldiğinizi hissediyorsunuz. Bir iş yaptığınızı, önemli bir iş yaptığınız hissediyorsunuz daha doğrusu. Arada sırada da olsa gidin Rexx'e. Rexx kıymetlidir! read more